12 Ağustos 2016 Cuma

Blog Günlüğü / Sting





 Eveeet  biraz içimizi dökelim bakalım.

 Normalde hayatıma en'lerin girmesini pek seven bir insan değilimdir. Çünkü sürekli değişen ve gelişen bir dünyada yaşıyoruz; haliyle zevklerimiz ve renklerimizde zaman içerisinde değişiyor. Hiçbir konuda sabit kalamıyoruz, anlayacağınız.

 Tüm bunlara rağmen en sevdiğin sanatçı kim dediklerinde yıllardır değişmeyen bir cevaba sahiptim.





 STING





 Ara ara resmi sitesine bakardım acaba bir daha Türkiye'ye gelir mi diye...

 Yanlış hatırlamıyorsam 27 Temmuz günüydü. Twitter'da bir haber okudum: Sting Türkiye'ye, Antalya'ya Expo 2016 etkinliklerine geliyor!

 Şimdi buradan bir virgül koyalım ve benim için Sting'in önemini size bir netleştirelim.

 Malum öğrenciyiz. Öğrenci=masraf=borç. Neyse...

 Kredi kartında borç eksik olmuyor. Taksitler taksitleri kovalıyor ama bizim Elly yine de yaşamaya devam ediyor.

 Hal böyleyken bir de hayal kuruyor bizim Elican. Buna göre  borçları bittiği zaman bir banka hesabı açacak ve o bankada para biriktirmeye başlayacak, şu an dünya turnesinde olan Sting'in konserine gidebilmek için. Yani amaç madem adam Türkiye'ye gelmiyor; o zaman ben ona giderim.

 Şansa bak ki Elican'ın borçları bitmeye başlıyor ve de internette o tweet'i görüyor. Biliyorsunuz işte Antalya'ya gelmeler falan.

 Allah'ım  gökte ararken yerde mi buldum, dualarım kabul mu oldu derken, staj yerinden izin alınıyor ve de Antalya için uçak biletleri alınıyor, konser bileti ile birlikte.

 Bir dakika ne uçak bileti dediğinizi duyar gibiyim. Staj yerim İstanbul'da da benim... Düşünün bende ki Sting aşkını.

 Neyse aldım biletleri başladım gün saymaya. 6 Ağustos cumartesi günü idi gidiş biletim. O güne kadar yüreğim ağzımda, kafamda Sting şarkıları günleri bitiriyorum. Ardından 5 Ağustos'ta yani gitmeme bir gün kala kuzenimden (konsere onunla gidecektim) bir mesaj. Elican konser iptal olmuş...

 O anki ruh halimi hala anlatamıyorum...

 Ertesi akşam yine de Antalya'daydım. Bilet boşa mı gitseydi. :)

 Her şerde bir hayır vardır diye boşuna dememişler. Fark etmemişim ama gülmeyi unutmuş, sinir küpü biri olup stresten bunalıp çıkmışım.

 Sevgili kuzenimolarım vesilesiyle mutluluktan doldum taştım, normal şartlarda bir yılda atabileceğim kahkahaları 3.5 güne sığdırdım da geri döndüm İstanbul'a...

 İyi ki Varsınız,

 Şükür.














 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder